0212 493 08 68 info@istdo.org

Sağlık Testleri

1 Ocak 2002’de yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ilgili maddesi evlenmek üzere başvuran çiftlerden istenen belgeler arasında evlenmeye engel bir hastalıklarının olmadığına ilişkin bir sağlık raporunu da saymaktadır. Yine evlenmeye ilişkin yürürlükteki mevzuat arasında bulunan 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu’nun 122. Maddesine göre de “evlenecek erkek ve kadınlar evlenmeden evvel muayeneye tabidir”.

Konuyu, önce bir yasal zorunluluk olmadığını kabul ederek ele alalım. Burada İnfeksiyon Hastalıkları (Bulaşıcı Hastalıklar) açısından “hekim kimliğimizle” yanıtını aramamız gereken iki soru ortaya çıkmaktadır:

1) Bir İnfeksiyon Hastalığı evlenmeye engel olabilir mi?
• Çiftten herhangi birinde bulunan bir infeksiyon hastalığını ve bunun olası sonuçlarını müstakbel eşi de bilip kabul ettikten sonra o çiftin evlenmesine engel olunması düşünülemez.

2) Evlenmeden önce çiftlere bir sağlık muayenesi (fizik muayene ve/veya laboratuar muayenesi) olma zorunluluğu getirebilir mi?
• Çiftten herhangi birinin, kendiliğinden istek belirtmedikçe (yani kendi rızası dışında, zorla, zorunlu olarak) bir sağlık muayenesinden geçirilmesi düşünülemez. Acaba yukarıda işaret edilen mevzuatı, bu iki soruya “hekim kimliğimizle” verdiğimiz yanıtlara uygun bir bakış açısıyla yorumlayabilir miyiz? Türk Medeni Kanunu’nun şart koştuğu sağlık raporunu verebilmek için bağlayıcı olan yasal düzenleme, Umumi Hıfzısıhha Kanunu’nun evlenmeye engel hastalıkları tanımlayan 123. Ve 124. Maddeleridir. Bu iki madde, evlenmeye engel hastalık olarak maraz-ı aklî dışında beş tane de infeksiyon hastalığını saymaktadır. (1) frengi, (2) bel soğukluğu, (3) yumuşak şankr, (4) cüzzam, (5) ilerlemiş sarî verem. Aslında, hasta isterse anlatacağı yakınmalarına göre, bir hekimin bu beş infeksiyon hastalığından kuşkulanması hiç de güç değildir. Daha sonra yapılacak fizik muayene ve gerekirse ilgili laboratuar muayenesiyle düşünülen tanı doğrulanır ya da dışlanır.

Burada herhangi bir yakınması olmayanlar açısından, sağlık raporu almak amacıyla yapılan bu başvuruyu eşlere bir danışmanlık hizmeti verme fırsatı olarak kabul etmek ve böylece kimi infeksiyon hastalıklarının belirtileri ve bulaşma yollarıyla ilgili bilgi vermek gerekir.

Yakınması olanlara yapılacak muayene için ise Umumi Hıfzısıhha Kanununun 122. Maddesinde gönderme yapılan 17 Ağustos 1931 tarihli “Evlenme Muayenesi Hakkında Nizamname” halen yürürlükte olan yasal düzenleme durumundadır. Bu Nizamnamenin (yönetmelik) 1. maddesinde evlenme muayenesinin meccanen (parasız-ücretsiz) yapılacağı belirtilmiştir. Burada muayene sözü ile kastedilen yalnız fizik muayene değildir ve yapılmasına gerek duyulursa ilgili laboratuar muayenesinin de parasız yapılacağı anlaşılmalıdır. Öte yandan yukarıdaki beş hastalıktan birini düşündürecek yakınması olduğunu belirtenlere yapılacak muayene aynı yönetmeliğin 4 ve 5. Maddelerinde erkek ve kadın için ayrı ayrı tanımlanmıştır. Esasen bu muayeneler inspeksiyona dayanmaktadır. Nitekim bu muayene için nasıl bir yol izleneceği yakınlarda yayınlanan Sağlık Bakanlığı Genelgesi’nden çıkartılabilir. Bu Genelgede “dıştan açıkça görülebilen muayene bulgusu yoksa sağlık raporu düzenlenmelidir” denmektedir.

Sonuç olarak evlenme için başvuranlardan istenen sağlık raporunda kişide yasal olarak evlenmeye engel olacak bir (infeksiyon) hastalığı olmadığına ilişkin kanıya kolayca ulaşılabilir. Bunun için yakınması olsun olmasın herkese bir takım rutin tarama testleri istenmesi (Sifilis, TB, HIV, HBV, HCV vb. infeksiyonlar açısından) doğru değildir. Başvuranlara danışmanlık hizmeti verilirken bulaşıcı bir hastalıktan kuşkulanılırsa ve/veya kişi kendisi isterse ilgili laboratuar muayenesi, ancak o taktirde yaptırılabilir.